Türkiye Cumhuriyeti

Nahçıvan Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu, 29.10.2010

İyi akşamlar,

Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Ali Meclis Başkanı Hörmetli Cenab Vasif Talıbov, Nahçıvan Hükümetinin saygıdeğer temsilcileri, Azerbaycan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli mensupları, İranlı meslektaşım, Sanat, Kültür ve İş aleminden dostlarımız, sevgili öğrenciler, Hanımlar ve Beyler, hoş geldiniz.

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 87. Yıldönümü hepimize kutlu olsun. Ülkemizin, Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü üzerine, kendi küllerinden, daha genç, daha dinç, daha güçlü bir şekilde yeniden doğuşunu kutluyoruz bugün. Daha nice Cumhuriyet Bayramlarını böyle mutlulukla ve gururla kutlayalım.

Genç Cumhuriyetimizin 87 yılda nereden nereye geldiği başka ülkelere örnek oluşturabilecek bir başarı öyküsüdür. Geri kalmış bir teokratik, monarşik, yarı-keyfi idareden demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti yarattık. Ülkemiz büyük bir kalkınma sürecini başardı. Sadece ekonomik gelişme değil, okuryazar oranından kadın-erkek eşitliğine kadar bütün toplumsal alanlarda büyük başarılar sağladık ve gerçek bir toplumsal dönüşümü başardık. Bunun adı Türk Devrimidir.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti 15 milyon ilk ve orta öğretim, 1 milyon üniversite öğrencisi bulunan genç ve dinamik bir ülke. Dünyanın en büyük 20, Avrupa’nın en büyük 10 ekonomisi arasında yer alıyoruz. Bütün önde gelen uluslararası kuruluşlara üyeyiz. Bunların bazılarının merkezleri Türkiye’de, bazılarının da en üst düzey yöneticileri arasında Türkler var. Bu kuruluşlar arasında halen Güvenlik Konseyi Üyesi olduğumuz Birleşmiş Milletler Teşkilatını, NATO’yu, Avrupa Konseyini, İslam Konferansı Örgütünü, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyini sayabilirim.

Bildiğiniz gibi, Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanlarının 9. Zirvesi geçen yıl Ekim ayında Nahçıvan’da toplandı ve Nahçıvan, Türk ülkeleri arasında siyasi işbirliğinin kurumsallaştırılmasının temelini oluşturan Antlaşmanın imza yeri oldu. Bu özelliğiyle, Türk dünyasının tarihinde de özel bir yer kazandı. Nahçıvan, biz Türkiye Türkleri için çok özel bir yerdir. Türk alemini oluşturan bir çok ülkeden kara sınırımız bulunan biricik ülkedir. Türkiye’nin Orta Asya’ya açılan kapısıdır. O nedenle ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Kazım Karabekir gibi büyük devlet adamlarımız Nahçıvan’ın Türkiye’ye komşu, kardeş Azerbaycan’a bağlı özerk bir bölge olarak kalmasına büyük önem vermişlerdir. Moskova ve Kars Antlaşmalarıyla sağlanan bu özerklik, bugün de Türkiye Cumhuriyetinin güvencesi altındadır.

Sovyetler Birliği döneminde