Türkiye Cumhuriyeti

Nahçıvan Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Başkonsolos Sayın Mehmet BİLİR’in 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle yaptığı konuşma metni, 29.10.2008

Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti Ali Meclisinin Sedri Sayın Vasif Talıbov, sivil ve askeri erkânın çok değerli üyeleri, Meslektaşım Sayın İran İslam Cumhuriyeti Başkonsolosu, Nahçıvan akademik ve içtimai hayatının seçkin temsilcileri, saygıdeğer vatandaşlar ve öğrenciler,

Ulu Önder Atatürk’ün en büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 85. yıldönümünü kutlamak üzere gerçekleştirdiğimiz bu davetimize gelerek bizleri onurlandırdığınız için teşekkür ediyorum. Bu Kutlamanın dost ve kardeş Nahçıvan’da gerçekleştirilmesi bizlere ayrıca heyecan ve coşku vermektedir.

Bilindiği üzere, Birinci Dünya Savaşından galip çıkan devletler, Türk Milletini tutsaklığa mahkûm etmek istemişlerdir. Ancak, büyük Türk Milleti bağırından bir Mustafa Kemal Atatürk çıkarmış ve O’nun önderliğinde birleşen Türk Ulusu boynuna takılmak istenen o esaret zincirini daha takılmadan yok ederek bugünkü Türkiye’mizi kurmuştur. Kurtuluş Savaşı olarak adlandırıldığımız bu savaştan sonra Ulu Önder Atatürk’ün “tapşırığıyla” 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyetimiz ilan edilmiştir.

85 yıl önce Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı’ndan harap vaziyette çıkan Türkiye, bugün, laik ve demokratik rejimi, dinamik nüfusu, kuvvetli ordusu ve modern ekonomisiyle saygın ve güçlü bir ülke haline gelmiştir. Bir zamanlar sorunlarla mücadele eden ekonomimiz bugün dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi, Avrupa’nın ise en büyük 7’nci ekonomisidir. Bu yıl sonunda dış ticaret hacmimizin 355 milyar doları aşması, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ise (Ümumi Dahili Mahsul) 700 milyar doları aşması beklenmektedir. Sağlam temeller üzerinde duran Türk ekonomisi şu anda dünyayı sarsmakta olan küresel krize karşı dayanaklılığını ve esnekliğini en güzel şekilde göstermektedir.
Türkiye’nin, güçlü, sağlam, sağlıklı ekonomik yapısıyla bu küresel ekonomik dalgalanmayı da az etkiyle atlatacağı görülmektedir. Türk ekonomisinin bu dayanıklı, dirençli yapısı dünya genelinde de takdirle karşılanmaktadır.Türkiye sadece ekonomik göstergeler açısından değil, aynı zamanda demokratikleşme alanında da önemli mesafeler kaydetmiştir.Türkiye’de 400’den fazla televizyon kanalı ve 1100 kadar radyo kanalı yayın yapmaktadır.

Cumhuriyetin verdiği kuvvet sayesinde bugün Türkiye “beynelhalk” camiada önemli bir yere sahiptir. Bildiğiniz gibi 12 gün önce (17 Ekim) New York’ta Birleşmiş Milletlerde yapılan seçimlerde Türkiye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (Tehlükesizlik Şurası) geçici üyeliğine seçilmiştir.(192 üyelik BM Genel Kurulunda yapılan oylamada Türkiye 151 oy almıştır, başka bir deyişle oyların “80 faizini” almıştır.). Bu da Türkiye’nin, bölgesi ve ötesindeki gelişmelere yön veren, dostluğu aranan bir dünya devleti haline geldiğinin en önemli göstergesidir.

“Hörmetli Sedr”, Aziz Konaklar,

Kurtuluş Savaşımıza, dost ve kardeş Azerbaycan Halkının büyük katkıları olmuştur. Azerbaycan halkı ağır şeraitlere rağmen Kurtuluş Savaşımızın en tehlikeli günlerinde Türkiye’ye kardeş eline uzatmıştır ve büyük yardımlarda bulunmuştur. Türkiye’nin o zor döneminde Azerbaycan “Türk Milletinde kardeş kardeşe borç vermez. Kardeş her zaman kardeşini elinden tutar” diyerek elinden gelen bütün yardımları yapmıştır. Bunu hiçbir zaman unutmadık ve unutmayacağız.

Ulu Önder Atatürk’ün “Azerbaycan’ın kederi bizim kederimiz, sevinci bizim sevincimizdir” sözlerini ve başta Azerbaycan’ın büyük Önderi Haydar Aliyev olmak üzere her iki ülke liderlerince dile getirilen “Bir Millet, İki Devlet” gerçeğini daima rehber ilkemiz saymaktayız.“Bir Millet, İki Devlet” sözleri Türkiye-Azerbaycan beraberliğini ve kardeşliğini en güzel ve veciz bir şekilde ifade etmektedir. Beynelhalk camiada da Türkiye ve Azerbaycan daima beraber olmuştur.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 17 Ekim’de seçilen Türkiye Güvenlik Konseyi’nde de Azerbaycan’ı menfaatlerini koruyacaktır, Azerbaycan’ı destekleyecektir. Türkiye’nin olmadı