Türkiye Cumhuriyeti

Nahçıvan Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Başkonsolos Sayın Mehmet BİLİR’in 18 Mart Çanakkale Zaferi münasebetiyle Nahçıvan Devlet Üniversitesi’nde yaptığı konuşma-2009, 18.03.2009

Sayın Rektör,
Türk Silahlı Kuvvetlerin değerli Mensupları,
Sayın Öğretmenler,
Sayın Öğrenciler ve Misafirler,

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü’nü anmak için burada toplanmış bulunuyoruz. Sözlerime başlarken Nahçıvan Devlet Üniversitesi’nin değerli Rektörüne düzenlenen bu tedbir için içtenlikle teşekkür etmek istiyorum.

Çanakkale Zaferi Türk tarihinde çok önemli bir yere sahiptir.94 yıl önce cereyan eden Çanakkale Savaşları, 20’nci Yüzyılın en büyük savaşlarından birisidir. Çanakkale'de cereyan eden savaş, yalnızca Türk Milleti'nin değil, neredeyse bütün insanlığın kaderini tayin eden önemli bir olaydır. Çanakkale Savaşları, 1. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren, Türk’ün gücünü dünyaya duyuran, tarihe “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” sözünü yazdıran büyük bir destandır.

Türk milleti Çanakkale’de kanıyla, canıyla, şerefiyle, onuruyla bir destan yazmıştır. Milletimiz, özgürlüğü ve bağımsızlığı için her türlü engeli aşacağını, vatanın her karış toprağını canı pahasına savunacağını, bu savaşta bir kez daha ispatlamıştır. Çanakkale Zaferi, büyük Türk Ulusuna, Atatürk gibi dahi bir lider hediye etmiştir. Türk Kurtuluş Savaşının temelleri, Çanakkale’nin sularında, Conkbayırı’nda ve Anafartalar’da atılmıştır. Ulu Önder Atatürk, “bu millet istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır” demiştir. Çanakkale Savaşları bu sözlerin belgesi, Türk’ün gürleyen sesidir.

Değerli Misafirler, bu münasebetle Türk Dünyasının büyük liderlerinden Azerbaycan Devletinin Kurucusu Ümummilli Lider, Ulu Önder Haydar Aliyev’i de anmamak mümkün değildir. Haydar Aliyev’in “Türkiye ve Azerbaycan Bir Millet, İki Devlettir” sözü daima rehber ilkemizdir.

Bu duygu ve düşüncelerle Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, Ulu Önder Haydar Aliyev’i, yardıma geldiği kardeş Azerbaycan topraklarında azatlık uğruna canını kurban verdiği bu toprakları özüne vatan bilen, ülkesine dönemeyen Türk ordusunun kahraman Mehmetçikleri, Kurtuluş Savaşımızda Mehmetçik ile omuz omuza düşmana karşı dövüşürken ve Türkün istiklali uğruna şehit düşen tüm Azerbaycan askerlerini bir kez daha anıyor, manevi huzurlarında saygıyla eğilmeyi ve secde edip dua etmeyi ayak bastığımız bu topraklara borç biliyorum.

Hepinize sevgilerimi ve en iyi dileklerimi sunuyorum.

YAŞASIN EBEDİ VE SARSILMAZ TÜRKİYE-AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİ VE BİRLİĞİ!