Türkiye Cumhuriyeti

Nahçıvan Başkonsolosluğu

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

Bm Güvenlik Konseyinde İran'a İlave Yaptırımlar Konusunda Yapılan Oylama , 09.06.2010

BM Güvenlik Konseyi bugün (9 Haziran) İran’a karşı yeni bazı ilave yaptırımlar içeren bir kararı kabul etmiştir. Sözkonusu oylamada, başından bu yana meselenin diplomasi yoluyla hallini savunan ülkemiz tarafından olumsuz oy kullanılmıştır.

Sayın Başbakanımız Türkiye’nin kararıyla ilgili başta ABD Başkanı Barack Obama, Rusya Federasyonu Başbakanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve Brezilya Devlet Başkanı Silva De Lula olmak üzere dünya liderleri ile görüşmüş ve süreçle ilgili istişarede bulunmuştur. Sayın Başbakan yaptırım kararının diplomatik sürece zarar vereceğinin ve Türkiye ile Brezilya’nın girişimleri ile Tahran’da varılan anlaşmanın uygulanmasını zora sokacağının altını çizmiştir. Sayın Bakanımız da mevkidaşlarıyla aynı paralelde temaslar sürdürmüştür.

Türkiye, BM Güvenlik Konseyi kararının, 17 Mayıs 2010 tarihli Tahran Ortak Bildirisi’yle açılan, İran’ın nükleer programına ilişkin meselenin diplomasi yoluyla barışçıl şekilde çözümüne yönelik fırsat penceresine halel getirmesinden ve diplomatik gayretlere zarar vermesinden endişe etmektedir.

Çözüm yolunda diplomasi haricinde alternatif bulunmadığına inanan ülkemiz, bu yönde ilgili tüm tarafların bölgesel istikrar ve uluslararası meşruiyet açısından ciddi sorumluluk taşıdığını düşünmektedir. İlgili taraflarla diyalogun sürdürülmesi ve diplomatik alandaki tüm fırsatların sonuna kadar değerlendirilmesi tek çıkar yoldur.

İran ile P5+1 arasında diplomatik müzakere sürecinin yeniden başlatılmasına yönelik bir güven arttırıcı adım teşkil eden 17 Mayıs Ortak Bildirisi temelinde İran’ın attığı adımları olumlu bulduğumuz daha önce de tarafımızdan dile getirilmiştir. BM Güvenlik Konseyi Kararı bu adımlara yanıt teşkil etmemektedir. Ülkemiz, yaptırımların bölgesel barış, huzur ve istikrara katma değer getirmediğini geçmişteki deneyimler ışığında yakından bilmektedir.

Öte yandan İran’ın Tahran Anlaşmasına bağlılığını sürdürmesini, diplomatik çözüm zemininde kalmasını ve önümüzdeki dönemde uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi suretiyle nükleer programı hakkında oluşmuş bulunan şüpheleri izale edici bir tutum içine girmesini bekliyoruz.

Başından beri meselenin tarafları arasında diplomatik çözümü kolaylaştırıcı istikamette gayret gösteren ve Ekim 2009’dan bu yana ilk defa somut ilerleme sağlanmasında temel bir rol oynayan Türkiye, sürecin bundan sonraki aşamalarında da üzerine düşeni yerine getirmeye hazırdır. Samimi beklentimiz ve ümidimiz, yaptırım kararının yaratacağı ağır atmosfere rağmen, başta İran olmak üzere ilgili tüm tarafların, bundan sonra da diyalogdan ödün vermeden meselenin barışçıl çözümü yönündeki gayretlerini sürdürmeleridir.

Varılan bu noktada Türkiye, barış ve diyaloga inanan dünya kamuoyunun çağrısına kulak verilerek diplomasi ve uzlaşma fırsatının kaçırılmaması gerektiğini içtenlikle savunmaya devam edecektir.

Gün, tüm süreci BM Güvenlik Konseyi’nde alınan son karara indirgeme günü değil, barış ve eşitliğe inanan tüm dünya kamuoyu olarak karşılıklı diyaloğu kesmeden diplomasiye şans tanıma günüdür.