Türkiye Cumhuriyeti

Nahçıvan Başkonsolosluğu

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu , 11.02.2010

Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Raportör Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin katılım sürecinde 2009 yılında kaydettiği ilerlemeye ilişkin tespitler içeren rapor 10 Şubat 2010 tarihinde AP Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir.
 
AB kurumlarının aday ülkeler hakkındaki değerlendirmelerinin, bir yandan katılım sürecinde tamamlanması beklenen eksikliklere dikkat çekerken, diğer yandan objektif, süreci ilerletmeye matuf ve aday ülkeyi teşvik eden bir yaklaşımla kaleme alınması gerekir.
 
Resmi metni henüz yayımlanmamış olan AP Raporu’nda, ülkemizde hak ve özgürlükler alanının genişletilmesi yönünde başlatılan sürece, faal dış politika girişimlerimize ve bölgesel güvenliğe katkılarımıza yer verilmiştir.

Ancak raporda, esas itibariyle, tek taraflı, gerçeklerle bağdaşmayan ve tarafımızdan kabulü mümkün olmayan unsurlara yer verildiği ve katılım sürecine olumsuz tesir edebilecek bir üslup benimsendiği görülmektedir. Raporda Türkiye’den beklenenler sıralanırken, AB’nin Türkiye’ye karşı yerine getirmediği taahhütlere değinilmemiş olması ayrıca düşündürücüdür.
 
Raporda, Kıbrıs’ta devam eden kapsamlı müzakereler ve Kıbrıs Türk tarafının yapıcı, çözüme dönük gayretleri adeta hiçe sayılmış ve Kıbrıs sorununun ortaya çıkmasında sorumluluğu olanlarla ilgili gerçekler görmezden gelinmiştir. Her türlü adalet duygusundan uzak olan bu yaklaşım, en hafif tabiriyle, büyük hayalkırıklığı yaratmıştır. AP’nin işlevinin, Kıbrıs Rum tarafının sözcüsü gibi davranmak ve tüm mesnetsiz iddia ve taleplerini karşılamak olmaması gerekir.

AP’nin yeni yasama dönemindeki Türkiye’yle ilgili bu ilk sınavında iç politika saiklerine rehin düştüğünü görmekten üzüntü duyuyoruz. AP tarafından yayınlanan belge ve raporların Türkiye açısından anlam taşıması, ancak yapıcı ve tarafsız bir tutum benimsenmesi halinde mümkün olacaktır.

Türkiye, bazı çevrelerin menfi tavrına ve tüm engelleme çabalarına rağmen, kazanılmış haklarına sahip çıkmaya ve AB’ye üyelik hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecektir.